5 Ekim 2012 Cuma

Bilgi ve Birikimi

     Kişisel hazlar hırslar duygular istekler arzular polemikler rahtsızlıklar bunu takiben rahatlıklar gibi kişiye özel olan fakat günümüz dünyasında kişisellikten çıkıp daha çok gurupsal açıdan siyasalleştirisek domestic emergencies diye ingilizceden dilimize geçen siyasal durumlar gözeten bir dünya kuruluyor. bu dünyada daha çok kişisel bakış açısının ekseninden çıkarak daha çok toplumsal olaylara yönelen kurumsal yapılar kuruluyor ve yeni dünya düzeni bunu her geçen gün tetikliyor. dünyada oluşan bu yapının yani 2 dünya savaşından bu yana kurulan bu düzen anlayışının bu günlere kadar gelmesi nasıl oluyorda sadece bir kaç dünya devleti tarafından yönetiliyor.

    Dünya üzerindeki toplumlara bakıldığında bir kaç gruba ayrıldığını görebiliyoruz ki bu grupsal yapının için de iki grubun varlığı dikkati çekiyor. Amerika güdümlü arap coğrafyası( iran ve suriye bunun dışında ki bunu daha sonra işliyecez) ve avrupa; diğer tarafta rusya güdümlü çin iran hindistan ve suriye. bukadar zor olan koşulların altında yapılan bu gruplar yada ittifaklar neyin hazırlığı içinde neyi paylaşamıyorlar gibi saçma bir soru olamaz sanırım. dünya da bugün en önemli kaynak olan şey ne petroldür nede altındır; çünkü bu tarz ürünlerin alternatifi bulunmak üzere. asıl üzerinde durulması gereken iki konu su ve bilgi.
   

   bilgi dünyada çok çalışmanın yanında yetenekle elde edilebilen bir kaynak olduğundan devletlerin savaş içinde oldukları kaynağı elde etmedeki en büyük kolaylığı sağlayacak objenin bilgi olduğu açıkça ortada. Bilgi soyut olduğu kadar onun ışığında ortaya çıkan ürünlerin somutluğu bilgiyi görünür kılıyor ve dünya üzerinde önemini herşeyin üzerine çıkartabiliyor. bilgili insanların avrupada kiliseyle savşmalarının ve halen illimünite denilen gizli örgütün varlığına devam ettiğine inalılmasının tek nedenidir. tabiki burda kilisenin veya caminin bilgiye karşı bir yapı içerdiğini söylemek doğru olmaz ama eski çağlardaki batıl inanışların örnek: cennetten yer satmak gibi kiliseye büyük paralar kazandıran inanışların bilimin ışığında dinde böyle birşeyin yer alamayacağını ortaya çıkarmasıyla din adamlarının bilgi sahibi insanları afaroz etmelerinin yanında infaz etmeleeri din ile bilgiyi ilimi hep karşı akrşıya getirdi. bu süreç bilginin birikerek çoğalması sürecinde batı için konuşulacak olursa din ile eşitlemiş durumda ve gelişip arap dünyasındaki bilginlerinde eserlerini kullanarak arap dünyasını kendilerine mahkum bırakmaları yadsınmayacak ölçüde ironiktir. bilginin birikimle ilerliyeceğine inanmayan ve batılı devam ettiren toplumlar bugün avrupaya amerikaya rusyaya muhtaç br konumda varlıklarını idame ettiriyor.

karanlık çağlar boyunca yaşamışlık var bu dünyada her devrin etkisinden kurtuldu da bir karanlık çağın etkisinden kurtulamamış aydınlık çağdaymış gibi varlığnı idame ettiren milletler içinde yaşamak zorunda insanlar. bu durumun en kötü yanı karanlık çağın etkisini devam ettiren insanların daha fazla olmasının yanında daha kalabalık bir kitleye hitap etme özelliklerinin olması ; çünkü insanlar kendilerini kandırmayı başaran insaların arkasından gitmeyi daha basit bulurlar. insan oğlu bu dünyada sadece seçmeyi öğrendi veya ona bu dayatılan durum zorunlu şekilde öğretildi sonrasında hiç denetim gibi bir durumun varlığından bahsedilmedi buna uygun yaşaması gerektiği empoze edildi.

mesela hiç bir devlet başkanının karşısına çıkıp laf saydığını hayal eden varmıdır diye düşünsem milyonlarca kişi bulabilirim sanırım. devlet önce kendi menfaatini düşünen yaşayan bir varlıktır bu yüzden kendi menfaatiyle çakışmayan insanları bir el misali alır kucaklar ve yandaş olmayanı dışlama ve baskı yoluyla uzaklaştırma yoluna gider bunlar aslında bilinen durumlar. 

22 Mayıs 2012 Salı


Bütün iyi ozanların en güzel şiirleri, şarkıları istisnasız “giden kadına” yazılmış olanlarıdır.
Bunları okumak, dinlemek o kadar keyiflidir ki “ulan iyiki çıkmış o kadınlar o adamların hayatlarından” dersiniz.
Şayet siz de hayatınızı kadınların istedikleri gibi girip çıkabilecekleri ama gerçekte oradan sadece bir kere gidebilecekleri olgunluğa eriştirdiyseniz, bu şiirleri, şarkıları; okurken, dinlerken, eşlik ederken yahut çalarken aynı keyfi yaşarsınız…
Hatta o kadar keyif verirler ki, olmadık yere terkedesiniz, terk edilesiniz gelir…
Bazıları hüzün sever, bazıları mutluluk… ama bilirsiniz ki ikisinin de adresi aynıdır…
O şiirlere, şarkılara gelince...
Cemal Süreya’nın “Eski Kadınlar”ı öyledir mesela…
ya da Eric Clapton’ın “Old Love”ı… en güzel şarkısıdır, giden ama hala sevilen kadının yaşattığı duyguların özeti gibidir.
Mesela “Thrill is Gone”.... efsane gitarist B.B.King’in efsanevi şarkısı…
Daha keyifle başka ne okunabilir, artık sevilmeyen bir kadının ardından…
Paylaşıyorum hepsini sırayla… Oyuna devam…:)

28 Şubat 2012 Salı

Swinging in the backyard ( arka bahçede sallanırken)
Pull up in your fast car (hız yapan arabanla yanaşırsın)
Whistling my name (ismimi fısıldarsın)
Open up a beer ( bir bira aç)
And you take it over here ( burayı benimseyip)
And play a video game ( bir video oyunu oyna)
I’m in his favorite sun dress ( onun en sevdiği yaz elbisemdeyim)
Watching me get undressed ( soyunurken beni izler)
Take that body downtown ( şu vucüdu çarşıya götürür)
I say you the bestest ( en iyisisin derim)
Lean in for a big kiss ( kocaman bir öpücük için eğilir)
Put his favorite perfume on ( en sevdiği parfümü sürerim)
Go play a video game (gidip bir video oyunu oyna)
It’s you, it’s you, it’s all for you( sensin, her şey senin için)
Everything I do (yaptığım her şey)
I tell you all the time ( sana hep anlatıyorum)
Heaven is a place on earth with you ( senleyken dünya cennet olur)
Tell me all the things you want to do( yapmak istediğin şeyleri söyle bana)
I heard that you like the bad girls( duydum ki kötü kızları severmişsin)
Honey, is that true?( tatlım doğru mu bu?)
It’s better than I ever even knew ( bildiğimden daha iyi)
They say that the world was built for two ( dünya iki kişiliktir derler)
Only worth living if somebody is loving you (sadece eğer birisi seni seviyorsa yaşamaya değer)
Baby now you do( bebeğim şimdi sen beni seviyorsun)
Singing in the old bars ( eski barlarda şarkı söylemek)
Swinging with the old stars ( eski yıldızlarla sallanırken)
Living for the fame ( ün için yaşarken)
Kissing in the blue dark ( gece mavisinde öpüşmek)
Playing pool and wild darts ( bilardo, dart ve
Video games ( video oyunu oynarken)
He holds me in his big arms ( beni güçlü kollarıyla sarar)
Drunk and I am seeing stars( sarhoş olup yıldızları görürüm)
This is all I think of ( tek düşünebildiğim budur)
Watching all our friends fall ( tüm arkadaşlarımızın
In and out of Old Paul’s (old paule girip çışışını izlemek)
This is my idea of fun (  bu benim eğlence anlayışımdır)
Playing video games ( video oyunları oynamak)
It’s you, it’s you, it’s all for you
Everything I do
I tell you all the time
Heaven is a place on earth with you
Tell me all the things you want to do
I heard that you like the bad girls
Honey, is that true?
It’s better than I ever even knew
They say that the world was built for two
Only worth living if somebody is loving you
Baby now you do
(Now you do)
It’s you, it’s you, it’s all for you
Everything I do
I tell you all the time
Heaven is a place on earth with you
Tell me all the things you want to do
I heard that you like the bad girls
Honey, is that true?
It’s better than I ever even knew
They say that the world was built for two
Only worth living if somebody is loving you

26 Şubat 2012 Pazar

expressions

once upon a time: bir zamanlar
whats done is done:olan oldu bi kere
is that so?: öylemi,olurmu öyle şey,demek öyle.
minor innovation:ikinci derecede yenilik
take a guess:tahmin etmek
at least 100 jeurnalist behind bars in turkey, more than in any other countr.most are held on terrorism charges.but under turkey's nebulous  anti terror laws even covering a press conference by the pro-kurdish peace and democracy party could get you locked up...
move to a batter position in life:Hayatında daha iyi bir yere gelmek
you have every reason to be mad: kızmakta çok haklısın
would you mind:mümkünse
you'ar god damn right: yerden göğe kadar haklısın
its realy pissing me off you're that lying: yalan söylemen beni gercekten cok kızdırıyor
turn a way: yol açmak
ascend: yükselmek
care for: istemek
put on: giymek
got away: kurtulmuş
as usual: herzaman ki gibi
sophomore: ıkıncı sınıf öğrencisi
junior - 3rd year, senior - 4th year
take for granted:çantada keklik görmek,elde var bir saymak,cepte görmek
take the time:zaman ayırmak
Take me the way I am:Beni olduğum gibi kabul et
appreciate:kıymetini bilmek
be the town talk:dedikodu konusu olmak, herkesin dilinde olmak
elopement:evlenmek için evden kaçma
give someone a once-over:birini tepeden tırnağa süzmek
It didn't cost me a nickel:Bana tek kuruşa mal olmadı
I get goose bumps every time I watch this: Bunu her izlediğimde tuylerım dıken dıken oluyor
runs down: Aşağı doğru akmak
No way : Olmaz
Keep the change : Üstü kalsın
Some of us:Kimimiz
I try to eat well and exercise regularly to keep my weight down:Kilomu korumak için iyi yemeye ve düzenli egzersiz yapmaya çalışıyoru
Blow up at someone, öfkelenmek
Hold off : bekletmek.ertelemek
To look up to someone, hayranlık duymak
Cut in: sözünü kesmek
Cut off, koparmak, son vermek
Keep down, engellemek, baskı yapmak.
Eat well:İyi beslenmek
Regularly: Düzenli olarak
Shout: Bağırmak
Cut down a pieceof clothing into:Eski bir giysiden yeni birşey yapmak
cut one's wisdom teeth: Olgunlşmak
Bills: fatura çıkarmak
Much longer,:Çok uzun sürmek
Most-en çok, en fazla.
dict : söz
dictate : dikte etmek, sözünü dinlettirmek
maldiction : beddua
benediction : dua
diction : diksyon